Deniz kenarında bir masada oturup şehre bakan bir kişi, arkadan görünüm
Bireysel Psikoterapi

Duyguları Kabul Etmek Vazgeçmek midir?

• Kl. Psk. Büşra Bulut•4 dk okuma

ACT ile çalışırken en sık karşılaştığım itiraz şu: “Kabul edeceksem, yani boyun mu eğeceğim? Kaygımı kabul edersem hiç geçmeyecek mi?”

Makul bir itiraz, çünkü Türkçede “kabullenmek” çoğu zaman “razı olmak”la aynı anlamda kullanılıyor. Oysa ACT’te kabul, tam olarak bunun karşıtıdır. Kısa cevap: kabul, mücadeleyi bırakmaktır; hedefi bırakmak değil.

Kabul neyi bırakmak demek?

Bırakılan şey duygu değil, duyguyla girilen savaş. Aradaki fark şurada görünür:

DurumMücadeleKabul
Toplantı öncesi kaygı“Sakin ol, sakin ol” diye kendini zorlamak“Kaygılıyım” deyip toplantıya girmek
Bir düşüncenin dönüp durmasıDüşünceyle tartışmak, çürütmeye çalışmakDüşünceyi fark edip yapılacak işe dönmek
Kalabalık ortam korkusuDavetleri reddetmekTedirginlikle birlikte gitmek, kalabildiğin kadar kalmak

Sağdaki sütunda duygu ortadan kalkmıyor. Değişen şey, duygunun davranışı belirleyip belirlemediği.

Kabul, dört şeyle karıştırılıyor

1. Razı olmak değil

Kabul, kötü bir duruma “eyvallah” demek değildir. Değiştirilebilecek bir şeyi değiştirmemek ACT’in önerdiği şey değil. Kabul, değiştirilemeyen iç deneyime (duygu, düşünce, beden duyumu) yöneliktir; dış koşullara değil. Sağlıksız bir ilişkide kalmak “kabul” sayılmaz.

2. Katlanmak değil

Dişini sıkıp beklemek de bir tür mücadeledir: “Ne zaman geçecek?” sorusu arkada çalışmaya devam eder. Kabul, duyguya gerçekten yer açmaktır; geçmesini bekleyerek dayanmak değil.

3. Duyguyu sevmek değil

Kaygıyı hoş bulmanız gerekmiyor. Kabul bir duygu değil, bir tutum: “Bu şu an burada, onunla uğraşmak yerine yapacağım işe dönüyorum.”

4. Hiçbir şey yapmamak değil

Belki en önemli yanlış anlama bu. ACT’in adının ikinci yarısı zaten kararlılık: değerler doğrultusunda somut eylem. Kabul tek başına hedef değil, eylemin önünü açan adımdır.

Peki neden mücadele işe yaramıyor?

Kısa vadede yarıyor, sorun da bu. Kaçınmak anlık rahatlama verir; beyin bunu “işe yaradı” diye kaydeder ve bir dahaki sefere kaçınma ihtimali artar. Rahatlama gerçek, ama bedeli birikimlidir:

  • Kaçınılan durumların listesi zamanla uzar.
  • Hayat alanı daralır: iş, ilişki, sosyal ortam.
  • Duygunun “tehlikeli” olduğu inancı pekişir, çünkü hiç sınanmaz.
  • Enerji, yaşamak yerine kaçınmayı yönetmeye gider.

ACT bu döngüyü “yanlış düşünüyorsun” diyerek değil, işe yarayıp yaramadığını sorarak ele alır: bu strateji seni istediğin hayata yaklaştırıyor mu?

Kabulün olmazsa olmaz yarısı: değerler

Değerler olmadan kabul havada kalır. “Kaygımı kabul ettim, sonra?” sorusunun cevabı değerlerdedir.

Değer, ulaşılıp bitirilecek bir hedef değil; nasıl bir insan olmak istediğinizin yönüdür. “Terfi almak” bir hedeftir, alınır ve biter. “İşimde özenli olmak” bir değerdir, her gün yeniden seçilir.

Pratikte soru şuna dönüşür: “Bu duygu varken bile, benim için önemli olan yönde bir adım atabilir miyim?” Adım küçük olabilir. Küçük olması sorun değil, yönü doğru olsun yeter.

Üç kurgusal örnek

Aşağıdaki örnekler anlatımı somutlaştırmak için oluşturulmuş kurgusal senaryolardır; gerçek kişilere ya da danışan görüşmelerine ait değildir.

Sunum kaygısı. Mücadele yolu: sunumu başkasına devretmek. Rahatlama anlık, ama “ben yapamam” inancı güçlenir. Kabul yolu: elleri titrerken sunumu yapmak. Kaygı geçmez; ama “kaygılıyken de yapabiliyorum” bilgisi kalır.

Reddedilme korkusu. Mücadele yolu: kimseye yaklaşmamak. Kabul yolu: yakınlığa değer veriliyorsa, tedirginlikle birlikte bir mesaj atmak. Sonuç garanti değildir; garanti olan tek şey, atılmayan adımın hiçbir sonuç üretmeyeceğidir.

Sabah isteksizliği. Mücadele yolu: “İstek gelsin, sonra kalkarım.” Kabul yolu: isteksizlikle birlikte kalkmak. ACT’te motivasyon eylemin ön koşulu değildir; çoğu zaman sonucudur.

Bu yaklaşım kimin için uygun değil?

Kabul kavramı yanlış anlaşıldığında zarar verebilir. Şu durumlarda öncelik başka yerdedir:

  • Değiştirilebilir bir dış tehdit varsa: şiddet, istismar veya güvenliği tehdit eden bir durumda yapılacak şey kabul değil, o durumdan çıkmaktır.
  • Akut kriz varsa: kendine zarar verme düşüncesi, ağır depresif tablo veya psikotik belirtilerde öncelik klinik değerlendirmedir.
  • Travma öyküsü varsa: duyguya yaklaşma çalışmaları zorlayıcı olabilir; tempo uzmanla birlikte ayarlanmalıdır.

ACT bir psikoterapi yaklaşımıdır; tanı koymaz ve tıbbi ya da psikiyatrik tedavinin yerine geçmez. Kullandığınız bir ilaç varsa, bu yaklaşım nedeniyle bırakılmaz veya dozu değiştirilmez; böyle bir karar yalnızca hekiminizle birlikte verilir.

Acil bir durumdaysanız, yani kendinize veya bir başkasına zarar verme düşünceniz varsa, bu yazıdaki hiçbir bilgi yeterli değildir. En yakın acil servise başvurun veya 112’yi arayın.

Devamı için

Bu çalışmanın Bursa’da hangi formatta yürütüldüğü, altı temel süreç ve uygunluk ölçütleri: Kabul ve Kararlılık Terapisi (ACT)

Örüntünün kökenine bakan tamamlayıcı yaklaşım: Şema terapi · Farkındalık becerisinin ne olduğu ve kanıtın sınırları: Bilinçli farkındalık rehberi · Sürecin adımları: Terapi süreci

Sık sorulan sorular

Bu yazıyla ilgili en sık merak edilenleri kısaca derledim.

Hayır. ACT’te kabul, duyguyla girilen mücadeleyi bırakmaktır; hedeflerden vazgeçmek değil. Amaç, enerjiyi “bu duygu gitsin” çabasından alıp değer verdiğiniz yönde adım atmaya aktarmaktır. Kabulün ikinci yarısı zaten kararlı eylemdir.

Yeni Bir Adım

Terapi sürecine başlamak için hazır mısınız?

Sorularınız için iletişime geçebilir veya randevunuzu kolayca planlayabilirsiniz.

İlgili Yazılar

Diğer Blog Yazıları